11 Aralık 2019

Hayat Büyümek Değil; Yaşamak..

Yaşanmışlıklar mı insanı büyütür yoksa büyürken mi yaşanmış olur yaşadıklarımız.
Büyümek zorunluluk olabilir mi? 
Hayat Büyümek Değil; Yaşamak..


20 li yaşlar artık hayata daha sağlam basılması gereken yaşlar denir ya.. işin olmalı, mesleğin, bakış açın, hobilerin, seni belirleyen alışkanlıkların, sevdiğin sevmediğin.. seni toplumda diğerlerinden farklı kılabilecek her şey. Hep öyle söylenir, gelecekte ne olacaksın? 

Bir şey olmalı yani.. hep, her zaman, her koşulda.. Ya olamazsamla büyüyen bakışları birileri gördü mü peki?.. Korkuyu içine içine atan ve büyümek zorunda olan hem de farklılıklarıyla o çocuğu.. Hatırlayabildiniz mi? Bu duygular sizde de oldu mu?

Hep bi büyüme büyütülme çabası. Bunu yersen büyürsün diye daha minicikken soktular aklımıza büyümeyi.. Neden? Küçük kalamıyor muyuz?? Hadi yat yarın kocaaaman olacaksın, bi de sütünü iç oohh..

Okullar.. güzel dostlukların arkadaşlıkların eğlencelerin yanı sıra sabah uykularımızdan, aile kahvaltılarımızdan, oyunlarımızdan çalınan zamanlarımız değil de ne? Eğitim sisteminin karmaşası içinde gitti güpgüzel zamanlarımız. Sınavdan alınması gereken puanın hep 80 üstü olması yoksa "bu çocuktan adam olmaz" söylemleri de cabası. Bütün çabalar büyütülmek için. 20 li yaşlarının sonunda iyi ya da kötü okuyup iyi yerlere gelme çabası süren o küçük çocuğun içinde hala sabah annesinin sesiyle uyandırıldığı güzel uykular döner durur. Söylesenize hangi gün uykuya doymuş uyanıyorsunuz? Doyamazsınız ki, erken uyandırılma kabusu taa 5 yaşındayken başlamıştı çünkü.

Sonra iş arama kendini anlatma "ben büyüdüm" mesajı içeren zorlu süreç. Olmalıyız, yapmalıyız, kazanmalıyız! Yüzüne kapanan kapılarla daha da çocukluğundan uzaklaşarak sert, tatminkar olmayan büyük insan gibi davranmaya, değer görmeye ikna edici tavırlı insana evrilme süreci.

İşe girildi, yine erken uyanmalar evlere geç gitmeler kendini bu yolda tabiri caizse paralamalar.. Karnını doyurmak için çalışmayı geçelim karın her türlü doyuyor da, bu çabaların hepsi değer görmek için, büyümeyi ispatlamak için. Çünkü öyle öğretildi!

Ve soralım o zaman büyüdük de ne oldu? Çocuk ruhumuzla kalsaydık, sınavlardan 50 alsaydık, istediğimiz konuya ağırlık verebilseydik, eğlenseydik, istediğimiz kadar uyuyabilseydik, sabahları evimizde uzun kahvaltılar edip sonra annemizle babamızla vakit geçirip nelerden hoşlandığımızı anlatabilseydik, can kulağıyla dinlenseydik, fikirlerimiz önemsenseydi aklımız erdiğinde makası sevdiğimizi farkedip terzi, insan hayatının sürecini merak ettiğimizi farkedip doktor olabilmeyi kendimiz seçseydik. Simit satıp para kazanmayı seçtiğimizde yadırganmasaydık.

Yaklaşık son 10 yıldır insanların alıp başımı gidicem, ekicem, biçicem, kendi yağımda kavrulucam deyip sahil kasabalarına yerleşmelerine tanık oluyoruz.

Neden sizce?

Zaten yıllardır yönetiliyoruz annemiz babamız öğretmenimiz komşu teyzemiz halamız yakınımız en sonunda da müdürlerimiz yöneticilerimiz vs vs..
Bi yeter diyen çıkıyor, işte onlar da onlar, çekip gidenler..
Yıllarını verip okuyup doktor mühendis öğretmen artık işte en kallavi mesleği edinen özel sektör insanları bunu yapıyor.

Çünkü hayat büyümek değil, yaşamak..


Onlar da yaşamaya gidiyorlar, hem de geç kaldım demeden o çocuğu içlerinden bi yerlerinden tutup çıkartmaya gidiyorlar belki de. Artık yönetilecek bi adam/kadın yok, yaşayacak bir çocuk var diyorlar..İçimizdeki çocuğu bulalım ve gerçekten çocuk olanları da bırakalım kendileri büyüsünler, aa pardon yaşasınlar :)

14 Ekim 2019

İstanbul.. Bir yap-boz hikayesi

İstanbul! gittim ben müsaadenle..
Şaka maka 10 yıldır sendeydim, iyi zamanlarımız oldu ama kötüleri de oldu. 20 li yaşlarımın başıydı.. küçük, hayalci, utangaç, azimli de. Daha nereye geldiğinin farkında olmayan. Minik bi yerde büyümüştüm oysa ki İstanbul neree benim memleketim nere. İşte İstanbul.. Bir yap-boz hikayesi başlıyordu..

İstanbul.. Bir yap-boz hikayesi

Neden gelmiştin diyeceksiniz, ahh tabi ki iş için. O kadar yıl boşuna mı okumuştum. Çalışmalıyım, kendi paramı kazanmalıyım. Aileme daha ne kadar yük olacaktım. Evet güzel düşünceler tabi ki, cesaret de gerektiren hiç gülmüyorum güler miyim hiç kendime :) sonuçta o kadar yıl (2, sadece 2) okumuştum, iyi bi işim olmalıydı (Bartın da turizm mezunu). Hayaller hayaller.. Bartını duymuş muydunuz? Ben hiç duymamıştım.
Neyse ki kalktım geldim 2009 yılının Ocak ayında güzelim İstanbul'a. Kaaar kııışş! Ahh canım annem canım babam bir gece öncesi yatağımda uyumaya çalışırken yanıma gelmişlerdi;
-kızım gitmesen şimdi?
-ağlamaklı sesle -ama babaaa gitmem lazım, iş görüşmelerimi ayarladım ( oysa ki sadece ilana başvurmuşumdur ararlar mı... bilinmez)
-ama çok kar var yollarda en azından biraz erteleyelim olur mu?
-baba gideyim ben çok bunaldım evde olmaktan bişeyler yapmam lazım artık (okulu bitirmiş 6 aydır evimdeyimdir)
-peki sen bilirsin kızım.

Canlarım benim. Geleneklerle dolu ailelerden gelmelerine rağmen çağdaş düşünen iki insan. Hep arkamda duran hep güvenen. Okulu dışında bir gün bile evinden ayrı kalamayan minik kızlarını İstanbul'a yolculadılar nemli gözlerle. O zaman onları bu kadar derinden anlayamıyordum tabi ki, ne zor gelmiştir.. Çünkü biz hep bir aradaydık, dedim ya hiç bir gece evimden ayrı kalmak istemezdim. Kuzen yeğen toplanmalarında bi yerlerde kalınırdı mutlaka sohbet muhabbet güzel de iş uyumaya gelince gel de uyu. Evimi yatağımı annemi babamı özleye özleye sabahı bulurdum. Oysa ki bir sonraki gün onlarla olacaktım.

İstanbula geleyim artık dimi. Tanıdığın bir tanıdığının evinde kalmak suretiyle iş aramalarına başlamıştım. Sokağa çıktığımda hangi yolun daha nereye gittiğini bilmeden.. Evde bilgisayar yok, telefonlarda daha internet yok. Koca İstanbul'da nasıl bulunacaksa o iş. Velhasıl yüz milyon tane iş görüşmesine gittim, kendi kendime İstanbul'u öğrendim. Kötü insanlarla da karşılaştım, kötülüklerle de. Olması gerekenleri yaşadım. Kendim görüp kendim öğrenmek için, düştüğümde kendim ayağa kalkabilmek için. Zorluklarla öğrenmez mi insan zaten. 'Dalgalar napardı onları çarptıkça köpürten taşlar olmasa' geçen bi şarkıda duymuştum bu sözü, güzel dimi. Her zorluk insanı daha da büyütür, hayata karşı coşkulandırır.
Güzel bi iş buldum. Çok şey öğrendim, eğrildim, değiştim. Ama içimdeki o çocuğu hiç İstanbul'a kaptırmak istemedim. Hep geri tuttum onu. Ama etkilendi engel olamadım. Çok fazla insan, çok fazla negatif enerjiye mağruz kaldık. Zannettik ki güçlüyüz etkilenmeyiz.. ama etkilendik. Küçük evimde küçük dünyamda kalsa mıydım diye çok sorguladım kendimi. Ama olan olmuştu zaten neyin çekişmesiydi bu kendimle. Hırslı değildim oysa ki, sadece biraz güçlü olabildiğimi gösterebilmekti anneme babama. Onları mutlu edebilmekti. Oldular da! Hep gururla anlattılar beni, hep sevgiyle karşıladılar sımsıkı sarıldılar her yanlarına gittiğimde. Ve hep özlediklerini söylediler, bensizliğe hiç alışamadıklarını. Ben de alışamadım sizsizliğe. Şimdi İstanbul'da değilim. Daha da uzaktayım. Huzuru aramak için içime dönebilmek için gittim, gittik yol arkadaşımla. Ama içim neden kabarıyor böyle. Biliyorum sanırım, ben ailemi hala özlüyorum. O küçük kızları olmayı hep seviyorum. O gece yatağıma gelen o iki insanın sıcaklığını kendi evimde de yaşamak istiyorum belki. Biraz da düzeni alışkanlıklarımı seviyorum. Çoook uzun zamandır kuramadığım o düzeni kurabilmek de benim iç kabarıklığım. Üniversitede pansiyonlar evler, İstanbul da ev arkadaşları 4 farklı ev, sonra evlilik İstanbul'da 5.ev evet burası güzeldi ama sonra da İstanbul'dan taşınma düşünceleriyle gelen o yerleşik hissedememe duygusu. 10 yıldır bu düzensizliği yaşarken şimdi de 4aylığına başka bir şehire başka birinin evinde ( eşyalı kiralık ev) yaşamaya geldik. Ve buradan da gideceğiz belki, en sonunda yerimizi yuvamızı bulana kadar. Yap boz dedim ya başta, aynen öyle geliyor. Bir yapıyorum bir bozuyorum sonra yine yapıyorum yine bozuyorum. Ne zaman duracağım bilmiyorum.

18 Ekim 2018

Whatsapp Konuşmalarını Aktarma Android den İOS a

Merhaba arkadaşlar,
Sonsuz Paylaşım.., Whatsapp Konuşmalarını Aktarma Android den İOS aKendim de dahil olmak üzere, bir çok kişinin sıkıntı yaşadığı şu aktarım işlerinden whatsapp konuşmalarını aktarma araştırması yapa yapa bu işi başarabildiğim için sırtımı sıvazlamadan başlamayacağım 😏😂
Bu nedir yahu.. Anlatıyorlar da ben mi yapamıyorum dedim ama bir çok kişi yapamadığına göre sıkıntı büyük dedim heralde. Neyse aslında kolaymış ama uğraştırıcı. Ben de bi nebze yardımcı olmak için hızlıca bu yazıyı hazırladım.

Öncelikli olarak yapılması gerekenler;
1-I Tunes yüklemek.
2-Android telefona play store ile Backuptrans WA Sync indirmek.
3-Android telefonun ayarlarından cihaz hakkında seçeneğine girip yapım numarasına 5 kere üst üste tıklayıp, geliştirici seçenekleri menüsü açıp, hata ayıklama modunu etkinleştirmek.
4-I Phone u bul ayarını kapatmak.
5-I Tunes açıp iphone u bağlayıp yedekle seçeneğini tıklayarak yedeklemeyi yapmak.

Sonrasında kabaca yapılacak işlemler, aktarımı sağlayacak programı yüklüyoruz, android telefonu bağlayıp konuşmaları aktarıyoruz. Sonra konuşmaları i tunes a aktarıyoruz, en son iphone yedekliyoruz ve işlem bitiyor.

Yaşanılan sıkıntılar programın tam sürüm olmamasından kaynaklanıyor. Tam sürüm diye indiriyorsunuz, bütün işlemleri yapıyorsunuz en son konuşmaları aktardıktan sonra bi bakıyorsunuz sadece 20 konuşma aktarabilmişsiniz ve çıldırıyorsunuz tabi bi çok kez deniyorsunuz nerede hata yapıyorum diye. Ama bu program crack dosyasıyla birlikte iniyor, aşağıda anlattım nasıl yapacağınızı.

02 Ağustos 2016

Tavsiye; Yeme İçme, İstanbul..

Hellooo.. Bayadır uzak kaldım yine değil mi ? Yaz döneminde insan sıcaktan bunalınca çok birşey yapası da gelmiyor sanırım ondan. İşe gidip gelmek bile inanılmaz zorluyor. Akşamları sıcaklardan uyuyamamak sabahları uyanamamak. İnstagrama bile nadir uğruyorum artık. Ki son zamanlarda yaşadığımız dersler bizleri çok etkiledi. Umarım herşey düzelir, ve biz artık geleceğe tekrar umutla bakmaya başlayabiliriz. Çok güzel bi girizgah yapamadım farkındayım ama içerde ne varsa o nüksediyor işte.. :(

Hafta sonu kahvaltı için gittiğimiz bi mekandan bahsetmiştim instagramda, takip edenler bilirler.. Güzel yerleri hep duyurmak gerekiyor bence, gitmeyen gitsin tatsın görsün gezsin, mekan çalışanları da hakkını alabilsin mutlu olsunlar. Sonuçta emek işi, insana hizmet ediyorlar.. ve en zor şeydir insana hizmet etmek. Herkesi memnun etmek pek mümkün olmadığından salaş olsun ihtişamlı olsun keyif aldığımız hak eden yerleri duyurmalıyız diye düşünüyorum.
Ve bi kaç fotoğrafla mekanımızdan bahsedip kaçıyorum bu akşam vaktinde :)
endlessharing, Tavsiye; Yeme İçme, İstanbul..


Kavacık rüzgarlıbahçe de yer alan Teras restaurant ta inanılmaz keyif alarak kahvaltımızı ettik. İnstagramda da bahsettiğim gibi

12 Şubat 2016

Nerdeyim, Neler Yapıyorum, Kayboldum, Gelemedim Postu :)

Beni instagramdan takip edenler bilirler, hep oralardayım ama buraya uzun zamandır uğrayamadım. Bi uzaklaşma mı geldi, ne geldi bilmiyorum ama iş yoğunluğumun da etkisi var tabii. Valla instagrama  fotoğraf atmak bile zor oluyor bazen o kadar kendime zamanım kısıtlı düşün..  Ama iyiyim çok şükür hayat ne kadar hızlı hızlı koştururcasına aksa da onun dışında her şey yolunda..

Eee büyüdük, yorulcaz artık.. Kolaydı çocuk olmak genç olmak. Anlatırdım arkadaşlarıma ama beni anlamazlardı, büyürsek dertlerimizde büyüyecek derdim, sorumluluklarımız artacak büyümeyelim bak böyle iyiyiz derdim ama peeyyy dinlerler miydi ??.. Saçmalama kızım yeaa diye başlayan itiraz cümleleri büyüyelim de sen o zaman gör bizi he heeyyyttt diye devam ederdi..

Ahahahhaaa diye gülüyorum onlara şimdi, geriye dönüp bakıp aaahh çektikleri için. Zamanın kıymetini bilemedikleri için. Ama öyleydik, elimizden gelen buydu yani. O kafa o bilinç onu gerektiriyodu, 'büyümeye özenmeyi' .. Bi ben biraz geleceği azıcık da olsa ucundan görebilenlerdendim gerçekçiydim ama noldu ben büyümedim mi, ee ben de büyüdüm.. O zamanları çok çok iyi değerlendirebildin mi bari diyenleri duyar gibiyim, sizce ? Tabi ki tam da istediğim gibi değil, yerimden oturup büyüyünce öyle herşey yolunda gitmiycek demek kolay, kalk ayağa da yaşına yaraşır saçmala eğlen napıyosan yap di mi ? Ama olmuyo işte o yaşların kıymeti bu yaşlarda bilinecek arkadaş kural bu..

Nerelere dağıldık yahuu, ne diyodum ben ?

10 Temmuz 2015

Hafif Tatlı Sütlaç

hafif tatlı sütlaç, endlessharing
Normalde süt sevmem, sütlü tatlılara da bi ön yargım vardı çocukluğumdan beri.. Sanki hep süt tadı gelecekmiş gibi gelirdi. Sonraları hafif hafif denemeye başlayınca sütlü tatları aa dedim süt tadı yok ki :)  Bazılarında oluyor, önce sorarım kiminleysem süt tadı var mı bi bak bakim :) sonra ya afiyetle yerim ya da her zaman ki çikolatalı tatlılarıma yönelirim nım nım :) Ramazan da bolca yapıp yediğim yedirdiğim mis bi sütlaç tarifi buldum. Siz de yapın yeyin istedim.

1 çay bardağı pirinç ( ister kırık ister normal)
1 su bardağı kaynar su
1 litre süt
1 bardak şeker
2 çorba kaşığı nişasta ( daha yoğun bi kıvam istiyorsanız 2.5 olabilir)
2 çorba kaşığı su
Vanilya

Pirinci bi 15 dk sıcak suda bekletiyoruz. Sonra tencereye alıp 1 bardak kaynar su ile kısık ateşte pişiriyoruz. Sütümüzü ve şekerimizi de ekleyip kaynatıyoruz. Nişastayı 2 kaşık ılık suyla ufak bi kasede açıp, kaynayan karışımdan 1 kaşık alıp ekleyerek ısısını ayarladıktan sonra tencereye ekliyoruz. Vanilyasını da koyup 2 dk sonra altını kapatıyoruz. Kaplarımıza pay edip ılınınca dolaba kaldırıyoruz. Çekilmiş fındıkla servis ediyorum ben müthişş oluyor :)

**Kapların ağzını streç film ile sararak buzdolabında kolayca muhafaza edebilirsiniz.
Haa bu arada tarif üşengeçsef e ait ;) Kendisine buradan çook sevgilerimi gönderiyorum.

Afiyetle, mucck.

08 Temmuz 2015

Şeftalili Tatlar.. Şeftali Reçeli ve Kompostosu

Şeftalili Tatlar.. Şeftali Reçeli ve Kompostosu, endlessharing
Heyoo.. Ramazandayken hazır, böyle tarifler çok iyi gider değil mi ? Mevsim meyveleri ve sebzelerini değerlendirebilmek en büyük nimetlerden oldu son zamanlarda. Önceden de öyledi annelerimiz annane babannelerimiz  ne çok kışlık yaparlardı da büyük şehir yaşamında insanlar pek buna dikkat etmiyordu. Nasıl olsa manavımda marketimde hepsi var diyerekten canı istediğini tüketmek daha kolay geliyordu. Ama işin sağlık kısmı şu zamanlar daha gündemde şükür ki J

Geçen gün evde şeftalilerim varkene tv de reçel ve komposto tarifi gördüm. İlk defa yapıcaktım, heyecanlandım J Sevdicekte ben de böyle şeyleri çok sevince e bari doğalından olsun kendi yaptığımız olsun didim J

Tarifler şöyle:

Şeftali Kompostosu
Şekerle suyu kaynatın. Şeftalilerin çekirdeklerini alıp irice dilimleyin. Kaynayan suya 2 adet karanfil, bir adet çubuk tarçın ve meyveleri ekleyin, 10 dakika kaynatın. Strelize ettiğiniz kavanozlara aktarın. Kabarcıklarını alıp pastorize edin.

Şeftali Reçeli
Şeftalileri rendeleyin. 
Şeker ve suyu şeker eriyene kadar kaynatın. Zencefili rendeleyin.
Rendelediğiniz şeftalileri şerbete ilave edip 15 dakika kaynatın. Kaynarken üzerinde oluşan köpükleri kaşık yardımıyla temizleyin.
Zencefili ve yarım limonun suyunu ekleyin. Yaklaşık 1 dakika sonra altını kapatın. Strelize ettiğiniz kavanozlara aktarın. Kabarcıklarını alıp pastorize edin.

Ben yaptım, çok güzel oldu, şekerini kendiniz, sevdiğiniz gibi ayarlayabilirsiniz. Kalın sağlıcakla JJJ






Resim Turkmax gurme den alıntıdır.

28 Nisan 2015

Zalımın İstanbul'u Yaşamak Zor Be !

  Nasılsınız bakalım ?? Ben iyiyim çok şükür.. Ev iş koşturmaca gidiyor. Zaman çok hızlı akıyor, belki de zalımın İstanbulu yüzündendir bilmiyorum ama son zamanlarda çoğu insanın dilinde " zaman bulamıyorum, zamanım yetmiyor " cümleleri. 
  Eskiden niye böyle değildi ! leri şöyle açıklayabiliriz heralde; İnsan büyüyünce alışkanlıları istekleri yaptıkları yapacakları değişiyor sorumluluklar artıyor. Çocuk değiliz ki yediğimiz önümüze gelsin, çamaşır bulaşığımız yıkansın, bizim yerimize düşünülsün-yapılsın bize sadece oynamak gülmek eğlenmek kalsın.. 
  Büyüdük ey ahali !, kimse bize haber vermemiş. 'Kendi ayaklarımın üzerinde durucam ben' dediğimiz günden beri hem de.. O zamanlar ne tatlı gelirdi dimi ? Kendi paranı kazanma, kendi evinde oturma, gezme eğlenme, her istediğini kendin yapma düşüncesi. O zaman kimse sana karışamayacaktı, tek başına olacaktın, hakimiyet sen de olacaktı, geç yatacaktın, istediğin zaman yemek yiyecektin, evi toplamayacaktın tın da tın.. Eee oldu bunlar, ailen seni güzelce salıverdi özgürlüğe. Evlendin de belki. Geri dönüp baktın şimdi, ne gördün ? Sırtında, arkanı göremeyeceğin kadar yük ? 
  Hayatın gerçeklerinden bahsediyoruz aslında, başta insan olarak hayatta kalabilmek  zor ama kadın olmak daha da zor değil mi ? Annemizin babamızın bizim üzerimizden aslında ne kadar da büyük bir yük aldığını çook sonraları fark edebiliyoruz. Keşke ailemin yanından o kadar da erken yaşta ayrılmasaydım diyenleri biliyorum. İşte o hevesler bir anda hızlıca geçiyor ve sonunda hızlı büyüyoruz :) Artık erkenden edinilmiş sorumluluklarımız var. Evet tabi ki de bir kadın ayaklarının üzerinde durmalı, bunun için çaba göstermeli ama o aile rahatlığından sıcaklığından anne-babanın kucağından o kadar da erken kopmamalı sanırım.
   Belki de içten içe sesimi duyurmak istediğim, hani liseyi bitirir bitirmez büyüdüğü şehirden gitmeyi planlayan, üniversiteyi başka şehirlerde okumak isteyen, yönlendirilmeyi reddeden burnunun dikine giden bi kesim vardır ya haaa işte onlar sanırım. Bilemiyorum...
  Aslında çok farklı bi yazı yazacakken çıkan konuya da hayret ediyorum şu anda :) Gayet kendiliğinden gelişen bi post oldu, demek ki birilerine gidesi varmış bu yazının :D İçimden geldi yazdım, pişman değilim dermişimm ne eğlendim iki dakka da ya :D  Bu fotoğrafta benden size gelsin, sevdikleriniz heeep yanınızda yamacınızda olsun.. Hadi kalın sağlıcakla ...


Zalımın İstanbul'u Yaşamak Zor Be !, endlessharing

05 Şubat 2015

Yabancı Dizi "Breaking Bad"

Hiç yabancı dizi izleyen biri değildim, aslında fırsatım da yoktu. İşten gelip koltukta kıvrılıp tv de ne varsa göz gezdirip uykuya dalanlardandım hafta içi:) Yani evlelene kadar ahhaha. Sonrasında düzen biraz daha farklı işlemeye başladı tabi. Neyse konumuza dönecek olursak sevgili eşim bi dizinden bahsedip duruyor şöyle iyi böyle iyi türk dizileri de neyin nesi gel beraber tekrardan izleyelim.. Dannkkkk !! Neyy tekrardan izlemek mi, bütün diziyi benimle tekrardan mı izleyeceksin ? Yani yuhh bu kadar mı etkiledi seni bu dizi demeden edemedim. Tamam dedim.
Başladık izlemeye, ilk izlenim; ilk bölümler size birazcık etkisi altına alamayabilir, devam edin.. Sonuç olarak, her bölümün bir sinema filmi tadında geçtiği harika bir dizi izlemiş oldum. O nasıl oyunculuk, o nasıl kurgu.. Yani o karakterler benim için gerçekten o hayatı yaşıyorlar hala, öyle sölim :D

Breaking bad, Yabancı dizi, Walter white, endlessharing, Yabancı Dizi "Breaking Bad"

  Dizinin ana karakteri,Walter White. Yani böyle dediğime de bakmayın herkes ana karakter rolünde :)
Bu arkadaş kendi halinde lisede bir kimya öğretmeni. Eşi ve bir de oğluyla normal giden bir hayatları varkene Walter'a akciğer teşhisi konur ve bu hayatlarının dönüm noktası olur.
Uyuşturucu satan eski öğrencisinin yardımıyla kimya bilgisini kullanarak en iyi meth I (methanphetamin) yapıp satmaya başlar ve sonrasında olaylar olaylar. Bacanağının da Narkotik dedektifi olduğunu sölemeden edemiicim.
Anlatılmaz izlenir diyorum daha fazla bilgi vermiyorum ;)

Breaking Bad in anlamına gelirsek "türkçe ye Kötü Kimya" olarak çevriliyor ama bu kadar basit bir anlamı yok aslında.

Tam olarak onların ne demek istediğini hissedemesek de :) sanırım bi işin kötü hali, yani zor yoldan olması, zoraki olması gibi. Yani örnek vericek olursak bu böyle kötü oldu, hadi ya tüh der gibi :)

Neyse siz bi izleyin anlarsınız ; Hadi iyi seyirler..

03 Şubat 2015

!!!!! Bir Bildiri ve Özür Yazısı !!!!!!

Çekiliş, Sevgililer günü, Bir Bildiri ve Özür Yazısı, Endlessharing

Sevgili izleyicilerim, son yaptığım çekilişle ilgili sizinle küçük bir bilgi paylaşmak istiyorum. Yaptığım paylaşımların yanında biliyosunuz ufak çekilişler düzenlemeyi seviyorum. Hediye vermeyi seviyorum. Bu sefer ki çekiliş için kendi hediyelerimin yanında bir de sürpriz bir hediyeden bahsetmiştim ve sağolsun sevgili @renkkurabiye Merve'de beni kırmayıp sevgililer gününe özel hazırladığı kurabiyelerinden bir izleyicime hediye vermeyi kabul etti.

Sonrasında benimle iletişime geçen Merve, " senin fazla izleyicin reklamın yok, ben sağlam reklamın olur diye düşündüm, üstelik katılım da çok az, bana yararı olmayacağını düşünüyorum ve hediyeyi vermekten vazgeçtim " dedi. 

Sağolsun, kendisine buradan teşekkürlerimizi iletiyoruz. Umarız o dilediği izleyici kitlesine ulaşır. Başka diyecek bir şey yok.

Böyle şeyler de tabi ki hepimiz biraz daha bilinirlik sağlamayı amaçlıyor olabiliriz ama en başta en azından benim için niyettir önemli olan. Ben mutlu olmayı mutlu etmeyi amaçlıyorum.. Evet bazılarımız işin maddiyatında da olabilir bu işten blog yazmaktan ya da satışlarından para kazanmayı da umud ediyordur buna da saygım var ben de yapabilirim bunu amaçları bu evet tamam ama  bi işe kalkıştın sen, bi söz verdin, bi işbirliği yaptın. Ayıp değil mi yaptığın ??? İsterse hiç katılım olmasın 1 kişi katılsın ne demek senin hiç bilinirliğin yok bana katkın yok.. Neyse çok fazla dallanıp budaklandırmak istemiyorum. Benim niyetim belli paylaşımlarım belli, üzüldüm tabi, düşünce yapılarına üzülüyorum insanların.. 

Öncelikle tüm izleyenlerimden ve katılımcılarımdan çok özür diliyorum. Kurabiye hediyesi yok ! Sevgili Merve ye hiç katkımız olmadı, ondan da özür dileyelim.

Ve 3. hediye olarak Pitanea Zeytinyağı göndereceğim bir izleyicimize. Hiç zeytinyağı yemeyen ben bu tadı tattığımda bir anda zeytinyağcı oldum :) Aşağıda kısa bir bilgisi var ..

Pitanea Zeytinyağları adını Ege'nin nazlı kızı Çandarlı'nın Latincesi Pitane'den alıyor. Anlamı kadın kenti olan Pitane cesurluklarıyla ünlü kadın savaşçılar tarafından Milattan Önce 4000 li yıllarda kurulmuştur. Belki de bu yüzden tarihi dokusu ve doğası kadın eli değmiş gibi narin ve hassastır. Bu narin ve hassas doğanın, insanoğluna sunduğu en güzel miras ise sofralarımızın binlerce yıllık misafiri zeytin ve altın sıvı zeytinyağıdır.

Pitanea Zeytinyağlarının geçmişi Şefik Bey'in 1960'lı yıllarda kurduğu küçük bir yağhaneye kadar gitmekte. O günden bugüne bilgiyi, tecrübeyi ve dürüstlüğü içinde barındıran firmamız; 2004 yılında kabuk değiştirerek Çandarlı'daki modern üretim tesisinin çalışmalarına başlamış, şirket merkezi olarak da İstanbul'u seçmiştir. 2005 yılı Ağustos ayında üretim izinleri ile HACCP- ISO 9001 kalite belgelerini alan firmamız o tarihten bu yana Pitanea Zeytinyağlarını sizlerle ve tüm Dünya ile buluşturmaktadır.

Umarım 7 tanecik katılımcıma da bu post ulaşır.. Çook sevgiler hepinize..



30 Ocak 2015

Tost Makinası.. Aradım, Taradım, Buldumm..

Tost makinası arayışına girdim aman kafam durdu valla her telden bi ses.. Dedim hem tost yapalım şöle en hakikisinden hem de ızgaralarımızı miss.. baktım ettim sakın teflon almayın demişler seramik olsun demişler sağlıklı ya, ee biri demiş benim seramiklerin rengi döndü siyaha temizlenmiyo da yapıştırıyo da hay Allah hem de marka olacak.. Döküm iyidir iyi denmiş de sonra dönüyon en başa yahu bi tost yapıcam, 300 ekmek parası mı vericem :) Neyse dedim tamam olmuşken iyi olsun güzel olsun ızgaramı da yapayım ben tosta da bayılırız sevdiceğimlen bol bol tostta yaparız oohhh.. Uzun araştırmalar sonrası KORKMAZ ın a319-13 granit modeline karar verdim. Mutfağım mavi olduğu için mavisini seçtim.


Karar vermemde etkili olan bilgiler ve bi kaç model;

Tost Makinası.. Aradım, Taradım, Buldumm, Endlessharing, Sonsuz Paylaşım..
KORKMAZ A328

ilk önce bu modeli almayı planlıyordum, araştırdım ettim içi döküm aliminyum ama dış kaplaması teflon olunca vazgeçtim. Malum artık teflonun zararlı olduğunu öğrendik.



Tost Makinası.. Aradım, Taradım, Buldumm, Endlessharing, Sonsuz Paylaşım..
Tost Makinası.. Aradım, Taradım, Buldumm, Endlessharing, Sonsuz Paylaşım..


A329-5 ve -6

Renklerinden dolayı 5 ve 6 olarak adlandırılmış. Döküm aliminyum dış kaplama seramik. Hah tamam dedim bu olabilir belki ama kullanımda deformasyon oluştuğu için (seramik plakalar bi süre sonra kararıyormuş yapıştırıyormuş valla söleyenin yalancısıyım hatta garanti kapsamında olduğu için plakaları göndermiş bile yetkili servise ) ve plakaları çok da sağlam görünmüyormuş cangır cangır sallanıyor diye bir tabir duydum.. Ben yakından görmedim bilemiyorum artıkın ama bunu en az 5 farklı yerde okumuşumdur. Hay Allah dedim ille parayı verdirtçekler en iyisini aldırtçaklar.. Onun dışında tamamen açılıp ızgara için de kullanılıyor, plakalar çıkarılıp yıkanabiliyor tost yaparken ekmeği arkadan bastırıp öne yığmıyor tepeden baskı uyguladığı için tostunuz dümdüz kalabiliyor falan filan bunlarda olumlu özellikleri. Mesela korkmaz için genel olarak malzemesi işçiliği iyi ancak tasarlarken ince düşünemiyorlar demişler.

Tost Makinası.. Aradım, Taradım, Buldumm, Endlessharing, Sonsuz Paylaşım..

Bunlar da renkli seri 329, 329-2,3,4

Renge göre değişiyor model sayıları yine.


Bunlar da aynı aliminyum döküm ve teflon kaplama sadece renkler farklılık göstermiş sanırım bunları çok araştırmadım kendi sitesinde de yok bu arada belki bi ara seri olarak çıkartmıştır çaydanlıklı takım falan olabilir.






Tost Makinası.. Aradım, Taradım, Buldumm, Endlessharing, Sonsuz Paylaşım..
A329-12 ve 13



İşte benimkiler :) Ölesine gezinirken bu modellere şööle bi bakmıştım içi güzel görünüyordu wwoaaw dedim hatta hatırlıyom :) ama almam diye incelememiştim. Ben mavisini tercih ettim bugün de siparişini verdim bakalım nasıl olacak, gelince yine bilgi paylaşımında bulunucam. İnternette farklı yerlerde inanılmaz yüksek fiyatları var ben daha öncede alışveriş yaptığım bi siteyi tercih ettim. Fiyatlar genel olarak uygun oluyor işte linki

Bu modeli diğerlerinden ayıran özellikleri tabi ki her zaman ki gibi renkleri, nedense korkmaz aynı modelin farklı rengini daha pahalıya satma politikası edinmiş :) ve tabi granit olması. Umarım memnun kalırım Allaah gelsin tostlar gelsin ızgara sebzeler etler hiihihoohaa hadi kalın sağlıcakla..

Haa unutmadan, neden farklı bi marka düşünmedin diye sorarsanız düşündüm baktım onları da araştırdım çoğu teflon zaten ve malesef memnun kalmamışlar tefal king arzum.. Yalnız ingilizlerinde mutfağında çokça kullandığı kenwood marka makinadan memnun olan var baya ama o da teflon :(

Malesef onu da eledim. Ben kendi isteklerim doğrultusunda bu ürünü seçtim tabi ki seramik sevenler vardır daha küçük isteyenler vardır tostumu yapsın gerisine karışmam diyenler oo ooo yani herkesi isteği ihtiyacı tabi ki farklı neysem umarım herkes istediği tost makinasına kavuşur .. Tey Allam dua ya bak :))))))))))))))))))))))))))))))))

16 Ocak 2015

Sevgililer Günü

Kim istemez ki sabahları uyandığında günün aydın olsun diyebileceği, istediğinde kucağına kıvrılacağı, belki adına yazılar yazacağı, gönlünün derinliklerinde, gelecek hayallerinde yerinin olduğunu bildiği biri olsun.. 
Umarım herkes bi gün bu duygularla gerçek sevgiye erişir.. Sevmek sevilmek çok değerli, elinde olan da kıymetini bilmeli değil mi ;)
Sevgililer günü gereksiz bi gün, bu düşüncede olanlara ben de katılıyorum. Sevdiği insanı bulmuş yanı başında olan için her gün bayram zaten ama tabi onun için ayrı bi gün olması da bazen mutlu edebiliyor insanı.. Nebilim o gün bi ayrı bakılıyo sevgiliye, iyi ki var deniliyo belki diğer günlerin dışında sevginin daha yoğun olduğu bi yemek yeniyo, hediye bile alınıyor.. Ama bi gerçeklik var ki çoğu erkeği bu günler geriyo, arkadaş!! doğum günü tanışma günü, evet deme günü, ilk çiçek günü, ilk buluşma günü, ilk ayımız ikinci ayımız otuzuncu ayımız günü, sözlenme günü, nişanlanma günü, evlilik günü.. günü de günü.. napsın adamlar, ayrıntıya takılmayan sabit bir bakış açısı olan adamdan bunları beklemek o kadar boşuna bi bekleyiş ki.. o da bunalıyo, siz de.. O 'hatırlayamamaktan hatırlayıp ne plan yapıcam ne hediye alıcamdan, unutursam ne azarlar işiticemden' siz 'acaba hatırlar mı ayy ne plan yapar acaba nereye götürür hediye de alır mı ki ne alır pahalı bişey alsa bari' heaaaaa tabi, adam da bütün işini gücünü bıraktı senin o gününü bu gününü şu gününü planladı hayır adamlar zaten iki işi bi arada götürme kapasitesinde değil biz neler bekliyoruz üstelik kendimizi ne dee üzüyoz beee !!! Yapanlar yok mu var tabii hem de a dan z ye herşeyi düşünüp kendinizi prenses gibi hissetmenizi sağlayan adamlar da var onlara burdan sevgilerimizi saygılarımızı iletiyoruz iyi ki varlar ne diyelim cansınız! yani ama onlarında kanında var demek ki deyip bunlardan sadece bi kaç tane olduğunu varsayıp önümüze bakalım :) Haa bu arada en nihayetinde yine erkek bunlar bi yerde artık yeter uleyynn deme ihtimalleri de çok yüksek, hatırlatalım !
İşin özü o güne şu güne bu güne takılmayalım, tabi ki bazı günler gerçekten değerli bizim için, onları da unutmuyorlar zaten değil mi ;) Sevelim sevilelim değer bilelim iyi ki hayatımda diyelim mutluluğa odaklanalım.. varsın o gün için plan yapmasın hediye almasın ama sevgisini hiç eksik etmesin aşkla bi baksın o da size iyi ki varsın desin yetmez mi ? Bence bütün hepsine değer.. ee hadi arkasına sakladığı bi gülü de çıkarıversin ahhahhaa Aahhhh kadın olmak !!!


Endlessharing, Sevgililer günü

Seviyorum sizi, xoxo




20 Aralık 2014

Durduk Düşündük Nasıl Gidiyormuş.. Evlilik-Aile-Yasam

Heeeyyy.. Nasılsınız sevgili izleyicilerim..
Yılın son ayı son günleri, umarım her şey yolundadır. Ben de bildiğiniz gibi evliliğe alıştım artık 3. ayımız doldu :) Zorlukları olabileceğini baştan biliyorduk zaten o yüzden bir hayal kırıklığıyla karşılaşma olasılığımız bayağı bi düşük.. 
Evlilik kutsal, evet tabi ki öyle sağlıklı üremek için bunun başka bi yolu olamazdı heralde.. Yoksa herkesin her yerlerde kimden olduğunu tahmin bile edemediği bir çok yavrusu olurdu.. Yok mu şimdi, var tabi ki ama saklı gizli, doğru olmadığı bilinen şekilde.. Çok şükür ki, Allah onların da yardımcısı olsun.
İki ayrı cinsin aynı evde yaşayabilmesi kadar zor olan bişey daha söyleyin bana.. İlk başlarda tabii ki güzel işte onlara 'cicim ayları' deniliyor. Ahanda benim içinde olduğum ay ehhehehe :)


Durduk Düşündük Nasıl Gidiyormuş.. Evlilik-Aile-Yasam, Endlessharing

 Güzel valla şimdilik az çok zorluklar şimdiden baş gösteriyor gelicez biiiz ! zamanımız geliyoor! hazırlıklı oluun ! diye de söyleniyorlar. Baştan haber veriyorlar işte daha naapsınlar :) Bi kere ne kadar uzuuuun yıllaar da tanısanız aynı ev olayı, afallatıyor. Şaşırıveriyorsunuz gördüğünüz göreceğiniz şeylere.. Yok yok o kadar da korkunç değil merak etmeyin, yani benim için en azından 'şimdilik ! ' 
Sevgiliyken yediğin içtiğin ayrı gitmeyen adamla, aynı evde olup aynı anda yatağa girmiyorsunuz mesela, ne garip di mi ? Evet öyle, sevgiliyken buluşur öpüşür koklaşır bir an önce sarılıp uyumanın keyfine varmak için gece olsun diye beklerdiniz. Haahhh! evlenince o pek olmuyor işte, benim uykum yok sen yat, ben biraz tv izlicem biraz kitap okicam... evet insani davranışlar asla yermiyoruz kötülemiyoruz yanlış anlaşılmasın aman haaa :) ama be evladım biz bunun için evlenmedik mi yahuu şöyle sıcacık sarılalım her gece beraber yumalım gözlerimizi uyuyalım diye sözleşmedik mi ne bu koyverme durumları.. İşte başladııı diyebilirsiniz evlilik.. 
İşten gelir koşa koşa yemek yaparsınız, göreviniz ya kadınsınız 'çalışıyor olsanız da'.. Tamam seviyoruz belki yemeği yedirmeyi ama şimdi müşterek mi yani, bikere de biz karşılanalım işten geldiğimizde sıcacık çorbayla en sevdiğimiz tatlıyla.. Yok mu buna hakkımız, ihtiyacımız ?? Var, fazlasıyla var ! 
Temizlik.. Banyodur tuvalettir tv nin tozudur bi kere de sen, benim görevimmiş gibi düşünme be adam :) Sen de o evde yaşıyorsun, kirli mi gördün yıka toz al.. Çamaşır yıka, as, kurudu mu topla, katla.. Azıcık ortak ol hayat arkadaşına bak beraber olunca ne de güzel oluyor.. O kadın senin değerini de biliyor sonra kendi değerini de.. Zamanı kalıyor kendine bakmaya azıcık keyiflenmeye ee o zaman bu iş sana da yarıyor surat asmayan güler yüzlü hayatını cennete çeviren sevdiğin kadın oluveriyor. 
Durum sadece bunlardan da ibaret değil tabi ki dahası da var; kişiliğe, yetişme tarzına, yaşadığı yere ve aileye göre değişiyor insanın hayat sürme şekli. Bunu da dengeye soktunuz mu ( ki anlayışla sabit ) evliliği sürdürmenin ana temelini anlamışsınız demektir. Zaman zaman sıkılır bunalır daralır vs vs gerilirsiniz normaldir ama evliliğin şartlarıdır bunlar olmazsa olmazlarıdır. Buna hazırlıklı olmalısınız ki başta da dediğim gibi hayal kırıklıkları ile karşılaşmayın. 
Şimdi diceksiniz yaa Ayşe yok mu güzel tarafları şu evliliğin !! Var tabi olmaz mı... Bi kere artık tek omurgasınız, o eğilince sen de eğilir o doğrulunca sen de doğrulursun. Gelecekten aynı oranda umutlu geçmişten aynı oranda mutlu.. Aile olmaya atılan ilk adım ile birlikte ortak yaşam alanı, keyifli yemekler, tv karşısında filmler, bitmeyen sohbetler, arkadaş davetleri, aile davetleri, onların karşısında 'bir' oluş duruşu içten içe evliyiz duruşu yani :) Bebek planları, bunun beraberinde dekorasyon yetiştirme büyütme muhabbetleri.. Bunların hepsi artık aile olma düşüncesinden kaynaklı oluşum düşünceleri, yani ister istemez bu konuma geliyorsunuz. Bu insanı mutlu etmeye yetiyor. Ee iyi gün dedik kötü gün dedik iyilik sağlık.. Her durumda yanında olabilme, güven duyma, sahiplik, aidiyet.. Bunlar insanın doğasında, var olabilme duyguları, mutluluğun anahtarı.. 
Velhasıl evlilik öyle her adamın harcı değil :) Öyle.. Bu kadar boşanma niye ki bi düşünün. Önemli olan aşk değilmiş gördük biliyoruz artık bilmeyenlere de öğretiyoruz. Neymişş ana fikir ?

Hayat yolunda beraber yürüyebileceğiniz, düşüncelerin, yetişme şekillerinin, aile yapısının uyduğu, anlayış oranının eşit olduğu bir bey ilen evlenebilmek ;) Neyse, benim söyleyeceklerim bu kadar.. Kaçtımm....


22 Ekim 2014

Dinlenelim biraz.. Mozaik Kek nım nım

Bir demlik çay yapıp şööle akşama kadar oturasınız geldi di mi ? Benim de ;)
Bazen bedenen yorulmasak da beynimiz yeteeeer diye bağırıyor, belki biraz meditasyon iyi gelebilir ben şunu bi araştırayım..

Eee o zamansa ben size bir kek tarifi vereyim, hem de mozik :) Kek kalıbım biraz ufakçana ama keksever 2 kişiyi 3 gün idare edebiliyorsa 1 günde 8-9 kişiye yetebilir. Kek kalıbı için tık tık


Şimdi, gelelim malzemelere;

1 yumurta

Yarım bardaktan biraz daha fazla şeker
Yarım bardak zeytinyağı
Yarım bardaktan biraz daha fazla süt
1 kabartma tozu
Aldığı kadar un

Yumurta ile şekeri güzelce çırpıp diğer malzemeleri de ekliyoruz. Unu ekledikten sonra kaşıkla karıştırıyoruz. Yarısını yağlanmış unlanmış kalıba döküyoruz, geri kalana kakao ekleyip kalıba ekliyoruz. Bıçakla şekil veriyoruz ve fırınaa..


Ben keklerimi çok yavaş pişirmeyi tercih ediyorum ve turbo kullanmıyorum. 180 derecelik fırında 10 dk pişirdikten sonra 150 160 a düşürüp yavaş yavaş pişmesini sağlıyorum. Miss oluyor :)




Dinlenelim biraz.. Mozaik Kek nım nım, Endlessharing

20 Ekim 2014

Makaron Tadında..

Makaron Tadında, Endlessharing

Herkese güzeel bi hafta dileyerek başlamak istiyorum. Umarım her şey gönlünüzce olur diyerekten, bunun çok da zor olmadığını mısralarımda paylaşmak istiyorum. Nedir bu ağırkanlılık yahuu hadi atın üzerinizden o ölü toprağınıı ayy bu lafı da kim bulmuş ölü mölü ahahahaa neysem hadi silkelenin bi bakim otur otur nereye kadar.. Hep iş iş hep ev ev.. Azıcık kendimize zaman ayıralım, yiyelim içelim gezelim spor yapalım sevdiklerimizi arayalım hobilerimizi gün ışığına çıkaralım yeni hobiler edinelim çocuğumuz varsa onunla eğleneceğimiz, bağlarımızı kuvvetlendireceğimiz anılar edinelim daha çok fotoğraf çekelim bi kaçını evimizde en sevdiğimiz köşemiz yapıp oraya asalım gördüğümüz salıncağa hiç düşünmeden atlayıp sallanalım, film izleyelim örgü örelim mis mis yemekler tatlılar yapalım çağıralım arkadaşları löp löp yiyelim şarkılar söyleyelim sesimiz mi kötü boşşverin bidaha mı gelecez dünyaya.. Tamaam tamaam bazılarının ya Ayşe bu kadar kolay değil ki dediğini duyar gibiyim.. Sıkıntılar dertler tasalar.. Bitmez o saydıklarınız hiçbir zaman, biter mi dünya hali bu.. Geldiik gidiyoruz, bu dünyaya kimse kalmayacak gözünüzü seveyim yavrular.. Şöyle bi camı açın temiz havayı içinize çekin çekin bırakın ;) Sonra düşünün elinizde olanları.. Olmayanları düşünüpte mutlu olabilen var mı ? Nasıl olcanız aah olsa vaah olsa diye.. Çok şükür verilen nimetlere oohh şöle gelin kendinize :) Ama bu akşam farklı bişey yapın ve sadece kendinizi sevin makaron tadında ;))

27 Ağustos 2014

Evlilik Hazırlıkları Ne Kadar Sürer ?

Evlilik Hazırlıkları Ne Kadar Sürer, Endlessharing, Sonsuz Paylaşım..

Biz hepsini 1 ayda hallettik hem de evin tadilatı da bu süre içindeydi :) Evin kapıları laminantı boyası mutfak dolabı banyosu her şeyi yeniden yapıldı. Zaman çok azdı ve biz neredeyse haftanın 4-5 günü iş çıkışları gezdik dolaştık. Önemli olan ne istediğine konseptine karar vermek gerisi geliyor. Renk seçimleri bizi çok zorladı düşünsenize hayalden duvar boyasına koltuğun rengine perde halıya komidin tv masasına tasarım yapmaya çalışıyorsunuz. Bunların hepsi gerçekte yan yana geldiğinde bakalım hayalinizde ki resmi çıkartabilecekler mi ?? İyi düşünmek araştırmak önemli.. Beyaz eşya da bosch a karar verdik uzun internet ve showroom gezintisinden sonra. Dolapları ikea dan aldık. Koltukları yataşın bayiliğini yaptığı yatcan mobilyadan tv lg den.. Şimdi gelmelerini bekliyorum. Sonrasında halı ve perde seçimi var. Seçimi diyorum çünkü onlar içinde gezip fikir ve fiyat bilgisi aldık boş vaktinizi her zaman değerlendirmeye bakın. Bakalım son durum ne olacak ben de çok merak ediyorum :) Küçük ev aletlerinde çok çok gerekli olanları alıp diğerlerini evlenince rahat rahat tamamlicam. Yemek takımı çatal bıçak ve tencere takımı esse nin bayram indiriminden çok uyguna geldi :) Ufak tefek bi kaç şeyimi de esse den aldım. Haa bu arada gelinliğime bile 1 ay varken bakmaya başladım netten bissürü model bakıp kafamı karıştırmayı sevmiyorum. Bu her şey için geçerli allak bullak olmuş bi kafayla doğru kararı bırakın sonrasında pişmanlık getirecek bi karar verme olasılığınız çok daha yüksek. O yüzden kafa karıştırmadan yine ne istediğinize bakarak karar verin ;) Onun disinda düğün yerini çok önceden ayarlamıştık. Şimdilerde org şirketiyle görüşüp renklere karar veririz. Ama siz de 1 aya sığdırın demiyorum tabi süreç sıkıntılı o yüzden 2 ay gayet yeterli bi süre. Gezip fikir aldıktan sonra kafada şekilleniyor ;) Hadi hepimize kolay gelsin. Evlilik hazırlığında olanlar mutluluk hepiimizle olsuuun...


26 Ağustos 2014

Yazılarım Çalındı !!!


Yazılarım Çalındı, Endlessharing

Slm canlar.. Onca koşuşturmacanın içinde bugün canımı sıkan bişeyle karşılaştım. Yazılarım çalınmış.. Hemen google a şikayet ettim. Eğer başınıza böyle bişey geldiyse aşağıdaki linkten mutlaka böyle siteleri şikayet edin. Sonrasında blogunuzu sitenizi koruma altına alın.
Şikayet linki
Tesadüf google dan endlessharing diye aratıp bloguma bakayım dedim bi de ne göreyim :) Sinirden gülüyorum aşağıda linkini paylaşıyorum valla sevabına bi de siz şikayet bildirimi yaparsanız ne sevinirim. Bakın bu yazı benim yazım; nasıl da utanmadan copy paste yapıvermiş cık cık cık.. Allah bölelerinden korusun :) Ama biz ne yaparız, bildiririz hesabını !!!

http://www.saglikliyasamdiyeti.com/nisan-hazirliklariiiiiiii-3012.html

Bi kaç yazımı daha çalmış ve çalmaya da devam ediyor.. Umarım çözüm hızlı olur google gerekeni yapar. Sağ tık engeli koyabilirsiniz sitenize gerçi yapan yine yapar, onun dışında google un farklı uygulamaları var;
http://www.google.com.tr/webmasters/

Yazınızın orjinal ilk yazarı yayıncısı siz olacaksınız ve böylece kopyalayan kişi sıralamalarda geride kalacak ;)


Neysem şimdilik sizi sevgiylen öpüyorum, tekrar görüşmek üzere..

19 Ağustos 2014

Gelio Çatıyo '13 Eylül'

Gelio Çatıyo 13 Eylül, Endlessharing
Şölee rahaatt bi kahve içmeyeli o kadar oldu ki..


O kadar yoğun o kadar zamansız zamanlar ki bu zamanlar..Buraya vakit ayıramamak üzüyor beni ama çok az kaldı.. Neye mi ? Evliliğe :))) Onun koşuşturmacası içindeyim. Az kaldı.. 13 Eylül.. Neler mi yapıyorum öncelikle sevdiceğimle beraber yaşayacağımız bi evimiz var artık.. İçi tamamiyle bi tadilattan geçiyor.. Nasıl olsun öyle mi yapalım böyle mi, araştıralım gezelim tamam peki şunu ne yapalım onu mu alalım bunu mu hayde haldır haldır, renk ne olsun peki halılar perdeler dış kapının rengi.. :)) Böyle geçiyo son zamanlarım ne bir arkadaşıma vakit ayırabiliyorum ne de kafamı toparlayıp bi işe konsantre olabiliyorum valla kızan dostlarımı evlenince kapıma dayanmaya bekliyorum :)) istediğiniz kadar ağırlayabilirim sizi !! Bir sürü şey alıyorum ediyorum evet burada paylaşamıyorum çünkü saçımı taramaya bilem vaktim yok :)) Ama işler yoluna koyulsun şu düğün bi olsun anlı şanlı o zaman sizinleyim a dostlar :) Herşeyi anlatırım olur mu ? Şimdi sizi sevgiiyleee kucaklıyor ve hasretnen öpüyorum bana şans dileyin olur mu haa bi de mutluluk :)) Hadi kalın sağlıcaklan...
Related Posts with Thumbnails